Hac ibadetinin vaciplerinden olan Şeytan Taşlama, Hz. İbrahim’in şeytanı kovmak amacı ile taş fırlatmasını sembolize eder…

“Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe’dir. Onda apaçık deliller, İbrahim’in makamı vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin hacca gitmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse, şüphesiz Allah kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır.” (Âl-i İmran Suresi, 96-97. ayetler)

Şeytan taşlama hac ibadetinin vaciplerindendir. Şeytanı kovmak amacı ile Hz. İbrahim’in ona taş fırlatmasını sembolize eder. İbadetler, Allah nasıl emretti ve Peygamberimiz nasıl gösterdi ise öyle yapılır. Allah Resulü “Hacca ilişkin görevlerinizi benden öğreniniz!” (Nesâî, Menâsik, 220) biçiminde buyurmuş, bu görevi bizzat yerine getirmiş ve Müslümanlara öğretmiştir. Böylece şeytan taşlayan hacı, hem Hz. İbrahim’in hem de Peygamberimiz Hz. Muhammed’in sünnetini yerine getirmiş olur.

Hac’da şeytan taşlama Mina’da yapılır. Toplam üç şeytan taşlama yeri vardır.

-Cemre-i Sağir ( küçük şeytan)
-Cemre-i Vusta (orta şeytan)
-Cemre-i Kübra (büyük şeytan)

Cemre, sözlüğe göre “kor parçası; çakıl taşı” gibi manalara gelir. Bir fıkıh terimi olarak hacıların kurban bayramı günlerinde Mina’da attıkları küçük taşların her birini ve bu taşların atıldığı üç ayrı yeri ifade eder. Çoğulu cimâr ya da cemerâttır.

Her cemrede yaklaşık 20-25 metre uzunluğunda bir duvar vardır. Bu duvarlar, sembolik olarak üç şeytanı temsil eder: Bencillik, hak hukuk ve sınır tanımaz istekler ve bütün kötülükler. Bu yerlere taş atılması işine de remy-i cimâr denir. Atılacak taşların nohuttan büyük, fındıktan küçük olması öneri edilmiştir. Taşların Müzdelife’den toplanması müstehap, cemrelerin civarından toplanması ise mekruhtur.

Şeytan, Allah katında kabul görmeyen her düşünce ve davranışın kaynağıdır. Her kötülüğün, her yanlış hareketin, her çirkin davranışın nedenidir. Kıskançlığın, hırsın, acımasızlığın kaynağıdır. Allah ile hakikat arasındaki engellerde o vardır. Hacılar şeytan taşlama sırasında “Allah-u Ekber” derken taşlama günleri boyunca toplamda 49 taş atar. İnsanları her zaman günaha sokmaya çalışan şeytana karşı tepkilerini sembolik böyle gösterirler. Böylece kötülüğün ve karanlığın kaynağı şeytan, bir daha güç bulamasın diye defalarca taşlanmış olur.

Aslında şeytan taşlama, Müslümanın ömrü boyunca şeytana karşı vermiş olduğu mücadelenin kısa bir özetidir. Hacı her bir taşı, nefsine, içerisindeki kötülüklere, şehvete ve şeytana karşı fırlatır. Mal, mülk, makam şehvetini, gurur, kibir, mevki, rütbe, şan, şöhret, bencillik hastalığını, gençlik ve güzelliğin aldatıcılığını, kısacası Allah’a kulluğunun önünde engel olan her ne varsa onu taşlar.

Bundan sonra hacı, namazlarında ve günlük hayatında tekrarladığı “Taşlanmış şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım!” anlamındaki “Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm” sözünü, yalnızca diliyle değil tüm aklı, fikri ve gücüyle yerine getirmelidir. Şeytana karşı her zaman tetikte olmalı, ona karşı mücadele etmelidir.